RSS

Numeroloji…

06 Mar

Biraz sayılardan bahsedelim. Sayılardan ve toplumdaki algısından bahsedelim. Matematik temelde bilimin dili de olsa bir bilimdir ve kesinlik içerir. Yani 2 her zaman 3 ten daha büyüktür. Niceliklerden bahsederken kullanılan miktar arttıkça nicelik artar. Matematik için her zaman bu böyledir. Hayat için gerçekte böyle midir?

Söz konusu üzerinde yaşadığımız coğrafya olunca hiçbir şey kesinlik arz etmiyor. Yani bizler söz konusu olduğunda bazen 1, 1000’den kat be kat büyük olabiliyor. Üstelik bu konuda niceliğin önüne geçen bir nitelik de olmuyor.

Ölümü ele alalım mesela. Ya da ölümle ilgili istatistikleri bira inceleyelim. Aşağıdaki tabloda yıllara göre trafik kazalarında ölen ve yaralananların sayıları verilmiştir. 2001 ile 2010 yılları arası trafik kazalarında 43.691 kişi ölmüş, 1.595.802 kişi yaralanmıştır. (Bilgi http://www.trafik.gov.tr/istatistikler/istatistikler_s.asp’dan alınmıştır)

Ölü sayısının çoğu ilçelerimizin hatta illerimizin nüfusundan fazla olduğunun farkında mısınız? Neredeyse Tunceli nüfusunun yarısından fazla insanımızı kaybetmişiz. Kocaeli nüfusundan fazla insanımız yaralanmış.( Tunceli nüfusu: 76.699 Kocaeli nüfusu: 1.560.138)

Tabii trafiğe kurban ettiğimiz insan sayımız son otuz yılda teröre kurban verdiğimiz insan sayısının yanında gözünüze az görünecektir. Tahmini olarak  son 30 yılda 50.000 kişiyi teröre kurban verdiğimizi söylüyor devletin resmi makamları. Ancak yıl yıl, isim isim listelere internet üzerinde rastlamak mümkün değil. Trafikte kurban verdiklerimizin yalnızca son 10 yıl olduğu terördeki sayının son 30 yıl olduğu düşünülürse sanırım hesap ortadadır.

Yine devletin resmi rakamlarına göre doğal afetlerde kaybettiğimiz insanlarımızın resmi olarak isim listelerine ya da yıl yıl toplam istatistiklerine ulaşmak mümkün değil. Bu istatistiklere ancak kendi yönteminizle yani günlük gazete haberlerin takip edip bir deftere çarpı atarak ulaşıyorsunuz. Son yirmi yılda Türkiye de 598 adet büyük hasar veren sel olayı meydana gelmiş toplam 522 kişi hayatını kaybetmiştir.(Bilgi http://konutakip.com/co-rafya/sel-ve-su-baskinlari.html alınmıştır.)

B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi’nin rakamlarına göre 1971-2004 yılları arasında meydana gelen depremlerde 27.722 kişi hayatını kaybetmiştir.

Türkiye son 40 yılda resmi rakamlara göre yaklaşık 30.000 insanını doğal afetlerde kaybetmiş, son 10 yılda 43.691 insanını trafik kazalarında kaybetmiş ve son otuz yılda 50.000 insanını terör nedeniyle kaybetmiştir. Kanunların uygulanmaması, kişilerin bilgisizliği ve terör nedeniyle 123.691 kişi hayatını kaybetmiştir.

Bu sayılar gün günden birer ikişer olarak verilip her biri tek basamaklı sayılar olduğundan çoğalana kadar fark etmediğimiz sayılardır. son iki terör saldırısında önce 33 sonra 24 kişi yaşamını kaybetti. Son depremde 25.10.2011 itibariyle resmi makamlar 279 kişinin öldüğünü açıkladı.

Bugünlerde siyasetten, galeyana gelen insanlardan farklı olarak sormak istediğim bir şey var. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur diyenlere özellikle sormak istediğim bir soru var. Bu coğrafyada yaşayanların kendilerine ya da aynı coğrafyada yaşayan vatandaşlarına yapmayı uygun gördüklerini sayısal olarak özetledikten sonra, gerçekten başka düşmana ihtiyacımız var mı?

Eğitimsizlik, bilgisizlik ile açıklanan her şeyin temel nedeni,  bu coğrafyada insana verilen değerinin olmaması olabilir mi? Kendimiz dâhil her şeyi feda etmek üzerine cümleler kuran bizler aslında insan hayatını asıl değersizleştiren yok sayanlar olabilir miyiz? Hak ettiler demek kolaycılığı yerine elimizi taşın altına koyup, uymadığımız kurallara, kaçtığımız vatandaşlık ödevlerimize bakınca sacayağının biri olan bizlerin de masum olmadığımızı telaffuz etmek yüreğimize çok mu ağır gelir? Gelir ve gelmeli eğer gelmezse bitmişiz demektir.       

 

 

 

Reklamlar
 

Yorumlar kapalı.

 
%d blogcu bunu beğendi: