RSS

Günlük arşivler: Mart 26, 2012

Artık Çok Geç…

Hayatınız boyunca insanları anlama üstüne çalışmalar yaptıysanız ya da bu konuda anlayışlı biri olup bütün biriktirdiğiniz anıları karşı tarafı mutlu etme üstüne inşa ettiyseniz mutlu olmanız da yardım görmeniz de zordur. Hatta bırakalım nazik adam olmayı bir tarafa. Hiç mümkün değildir. En zayıf anınızda kazığın alasını yiyeceğinizin de garantisini verebilirim.

Size tuhaf gelir. Herkes sizin iyi bir adam olduğunuzu düşünmez çoğunlukla. Herkes sizin iyi bir makine olduğunuzu düşünür. Her istediklerinde yardımlarına koşacağınız, her başları sıkıştığında onlar daha sormadan yanında olduğunuz insanların darağacının köklerinin bu kadar derine çakılı olduğunu görünce şaşıp kalmayın. Zira makineler hata yapmaz ve siz insan değilsiniz.

Görüp bildiğiniz her şey, söylediğiniz ve iyi niyetle ortaya koyduğunuz her şey bir anda karşı taraf için anlamını yitirir. Kendi önem sıralamanız içinde hayati saydığınız işlerden biri onlar için sıradan olan bir işin önüne bile geçse korkunç bir ıstırap olursunuz gibi davranırlar size. Almayı unuttuğunuz bir kitap, söylemeyi unuttuğunuz bir çift söz ya da işte aslında sizi kırıp dökmek için önemsiz ne varsa bir anda dünyanın en önemli işi haline döner.

Yüksek perdeden sizi tuzla buz edecek cümleler kurarlar. Sessizlikle sizi cezalandırırlar. Gitmek üzere kurduğunuz cümlelerin üstüne söz söylemezler. Utanmasalar yüzünüze gitmeden önce nasıl bir pozisyonda cinsel ilişkiye girip sonrasında sırtınızı hangi cepheye dönerek gitmeniz gerektiğini söylerler.

Zorlukla ve güçlükle tuttuğunuz yaşamı sizden nasıl sömürdüklerinin farkında bile olmazlar. Bir sabah ağlayarak aradığınızda söz söylemelerini değil paylaşmalarını beklediğiniz de bile kendi hallerini size anlatırlar. Siz onları anlaması gereken, her daim yanlarında olması gereken bir makinesinizdir. Yağ istemeyen, benzin istemeyen, bozulmamaya programlanmış bir makine. O yüzden baştan haliniz bu ise bozulup da bir kenara atılınca da üzülmemeniz beklenir.

Tuhaftır gerçekten bu durum. Kimse sizin önemsiz olduğunuzu söylemez ama kimse size önemli bir adammışsınız gibi de davranmaz. Bir hiçliğin ortasında sürekli maksimum kapasitede çalışan enerjisini güneşten alan bir makine gibi davrandığınız sürece de dediğim gibi her şey güllük gülistanlıktır. Herkesin yüzü gülüyordur. Bir tek karanlık kalan sizin içinizdir ama makinelerin de içi yoktur.

Son zamanlarda hayatımda benim yaptığım ufak tefek hatalar yüzünden beni paramparça edecek cümleler kurma konusunda istikrar gösteren o kadar çok insan oldu ki çevremde… Hiç biri bütün bu aksiliklerin nedenlerini merak etmedi. Kimse nasılsın sorusunu ya da neyin var sorusunu samimiyetle ve cevabını merak ederek ya da en azından dinlemek için sormadı.

İçimin kanamasını görmezden gelen insanların içinde yalnızlığına hapsolup ölümlerden ölüm nefes alıp veren bir adam olup çıktım sonunda. Verdiklerimin karşılığını hiç istemedim. İstemekle ilgili doğuştan problemim var. Kimseden bir şey isteyebilen biri değilim ben.

Benden canımı isteseniz alırsınız ama ben sizden susuzluktan ölsem su isteyemem. Paylaşmadığım herhangi bir şey için tonla laf ederseniz ama ben sizde olan bir şeyi benle paylaşmanız için talep edemem. Bunca zaman geçirdiniz benimle. Bunca zaman boyunca iki dudağımın arasından herhangi bir talep duydunuz mu?

Duydum diyenler, bu talepler şaka ile karışık başlayıp sonradan bir alışkanlığa dönen durumlarda mı oldu yoksa? Ya da birlikte bir şeyler yapmak için fikrinizi sorduğum zamanları mı kastediyorsunuz? İyi de cümlenin içinde “fikir sorma” ve “birlikte bir şey yapma” kelimeleri yok mu? İstemek benim için kolay bir şey değil ve hiç olmadı. Ben hiçbir zaman cebimde olan bir şeyi paylaşmadan duramadım. Siz eğer bu konuda benden talep bekliyorsanız ya da cimriliğinizle birlikte yaşıyorsanız söyleyebilecek ne sözüm kalır ki…

Şimdilerde içimde günden güne büyüyen bir yalnızlıkla ve çalışmayıp bir kenara atılan bir makine gibi küflenmeye başlamış olmakla savaşıyorum. Hiç kolay olmayacak biliyorum, paslanmayı kabul etmek. Hiç kolay olmayacak biliyorum, karşılık isteyen sesleri bile hayatında görememek. Ben her şeyin bedelini ödemeye alıştım. Kendi sessizliğimin ve kimsesizliğimin bedelini de kendime ödetebilirim. Tuhaf bir durum ama olsun. Kendimi kanatınca zaten yine hepiniz için suçlu olabilirim. Bu halim bile kendinizi iyi hissettirir herhalde. Ne de olsa varlığımın ve yokluğumun tek önemli tarafı kendinizi iyi hissetmeniz, benim ne hissettiğim de ne bok bir durumda sıkışıp kaldığım da kimsenin umurunda değil.

İyi miyim gerçekten? Bilmem artık soru sormak için de sorulara cevap aramak için de biraz geç değil mi? Artık söz söylemenin ve benim halimi sormanın bir anlamı var mı? Kaldı mı? Yoksa kendi bencillikleri içinde benim altımdaki ateşi körükleyerek bedenimi tutuşturan insanlar insafa mı geldi? Gelse ne olur ki? Artık çok geç. Bir adam vardı ruhu sıkılan. Bir adam bile sormadı neyin var diye, oyun daha başlamadan bitti…

Reklamlar
 
 

Günaydın Uyanmak için Ağlayanlar…

bob marley

Tüm kaybolanlar
kaybolmuşlara rastlarsa
zamanın birinde
tek bir damla gözyaşım
göle düşerse
ellerimden kayıp gidince
bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan

Bir damla gözyaşı
bir damla var elimde
bir damla gözyaşı
bir damla ellerimde

Sonunda görürüz belki
sen de ben de uçsuz bucaksızız
bu yalnız şehirde
yaşam sevincin duruyor mu hala içinde
sustun konuşmadın sözcükler bitince
bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan

Bir damla gözyaşı
bir damla var elimde
bir damla gözyaşı
bir damla ellerimde

Sözcükleri bitirince kolay uyanır sanıyor insan. Uykusuzluk gözünden akarken yaşam seni sarsmaz sanıyorsun. Ağlamak için uyanmak gerek değil. Uyanmak için ağlamak… Çoğunlukla gereklilik hali… Kimi zaman gözlerimin içindeki boşluğu aynada yakaladığımda ya yummak istiyorum gözlerimi sımsıkı ya da göz yaşının buğusunun ardına gizlemek.

Bugünlerde gözyaşım kalmadı. Gözlerimi buğu ile gizleyemiyorum. Bugünlerde uykulu bir halde aranızda gezmemek için uyurgezer taklidi yapıyorum. Uyuyorum geziyorum, uyanıyorum ölüyorum…

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 26, 2012 in Müzik, Morrisse Eserese

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: