RSS

Sigara Sandığı Hikayecisi…

06 Kas

Sigara almaya dışarı çıkmıştı. Ne zaman canı sıkılsa sigara paketindeki tabutun çivilerini hızlı hızlı çakar sonrasında da evin içinde dört dönerdi. Eninde sonunda üşengeçliği, sigaraya duyduğu tutkuya yenik düşerdi. Ev haliyle hemen dışarı çıkar, evinin karşısındaki bakkaldan cebindeki paranın miktarına göre seçtiği markadan bir iki paket sigara alırdı. Sonra evlerinin arkasındaki parka dolanırdı. Orada oturur açık hava bir sigara tellendirirdi. İşsiz miydi avare miydi bekâr mıydı hiç bilmezdim.

Anladığım kadarıyla yalnız otururdu o evde. Sadece arada bir öteberi almaya çıkardı. Herhalde yemek yemeği unutan cinsten olacak ki çöp gibi bir adamdı. Her seferinde rutinini bozmadan parkta kırk beş dakika ile bir saat arası bir vakit geçirir sonra evine dönerdi. O gün de tıpkı önceki günlerde olduğu gibi parka doğru çevirdi adımlarını. Yolda giderken çöp kutusunun yanında bir an durakladı. Rengi kaçmış hiçbir şeye benzemeyen muhtemelen, taşırken zorlanmasından anladığım kadarıyla, metal bir sandığa bakıyordu. Sandığı çöpe atanlara söylendi sanırım. Sonrasında metal sandıkla beraber parka gitti. Her zaman oturduğu banka oturdu. Sandığı yanına koydu.

Bir süre elini sandığın üzerinde gezdirdi. Sanki sandığa dokundukça sandık onunla konuşuyordu. Yüz ifadesinde biraz acı, biraz tebessüm biraz da muzır bir ifade vardı aynı anda. Bir sigara daha yaktı. Başını yukarı çevirip dumanı sanki tanrının nefesini tanrıya geri üfler gibi yukarı verdi. Uzun uzun sandığı okşamaya devam etti. İki sigarayı bitirdikten sonra hiç zorlanmadan sandığın kapağını açtı. Sandığın içini açar açmaz yüzü parıldadı. Sanki sandığın içindeki altınlar, yakutlar, zümrütlerin ışıltısı yüzüne vurmuş gibiydi. Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla sandığın içi boştu ya da sandığın içindekiler bir tek ona görünüyordu.

Elini sandığın içine soktu.  Uzunca bir süre elini sandığın içinde gezdirdikten sonra tıpkı aradığını buluş gibi elini sandıktan çıkardı, kucağına yerleştirdi. Bütün dikkati kucağındaydı. Her seferinde parka gelince sağa sola bakınarak kafayı dağıtan adam bu sefer kafayı dağıtmak yerine sıyırmayı tercih etmişti.

Bir an gözlerini kucağından kaldırdıktan sonra etrafı kolaçan etti. İzlenmediğini anladıktan sonra yerinden kalktı. Ellerini cebine soktu. Hızlıca evine doğru yürümeye başladı. Sandığı parktaki bankın üzerinde bırakmıştı, bahane mi de bana.

“Bakar mısın, sandığını unuttun, almayacak mısın bunu?”

“ Hayır, artık benim ihtiyacım kalmadı, istersen sen al” dedi.

Şaşırdığım anlardandı. Konuşmaya devam etmek istedim, ardından seslendim. Duymazdan geldi. Islık çalarak evine doğru yürümeye devam ediyordu.  Dünyanın bir yerinde bir kedi meraktan ölüyordu. Uzun zamandır takip ettiğim hikâyenin nesnesi beni hiçe sayarak öylece çekip gidiyordu.  Hikâyenin selameti açısından sandığa doğru yürüdüm. Parka varıp bankta duran sandığa yukarıdan baktığımda içinde bir şey görünmüyordu. Ceplerimi karıştırdım. Buruşuk sigara paketinden kırılmamış olan bir dalı çıkardım. Sandığın olduğu banka oturdum. Sigarayı yaktım. Derin bir nefesi sanki tanrının nefesini tanrıya geri üfler gibi yukarı doğru verdim.

Kafamın karışıklığı boğulmuş duman sayesinde – ve tabi içimden ettiğim küfürlerle- biraz azalmıştı. Sandığa doğru çevirdim kafamı. Yüzümde bir aydınlanma hissettim. Kendimi sandığın içinin boş olduğuna ikinci defa ikna etmek için elimi sandığın içine daldırdım. Dolu bir sandıkta elime çarpacak olanları arıyormuşçasına elimi dolaştırdım sandıkta. İkna olmuştum. Yavaşça elimi sandıktan çıkarıp kucağıma bıraktım. Bir süre daha –sigaram bitene kadar- anlamsız bir ifade ile orada oturdum. Son nefesi çektikten sonra izmariti baş ve işaret parmağım aracılığı ile ileri fırlattım. Sandığın yanından kalktım. Eve gidip başka takip edilmesi gereken bir hikâye nesnesi bulup hayatıma devam etmeye karar verdiğimde birinin bana seslendiğini işittim.

“Bakar mısın, sandığını unuttun, almayacak mısın bunu?”

“ Hayır, artık benim ihtiyacım kalmadı, istersen sen al” dedim. Ardımdan seslenmeye devam ediyordu. Aldırış etmeden, bakkaldan bir şişe şarap alıp eve doğru yürümeye devam ettim.

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: