RSS

Etiket arşivi: birleşmiş milletler

Bir felaket tezahürü

Barajlarda tutulan su miktarı tüm nehirlerde dolaşanın 8 katı. Barajların çoğu kuzey yarımkürede ve ekvatordan uzak olduğundan dünyanın kendi etrafında dönüş ekseni kayıyor ve daha hızlı dönüyormuş. Tabi bu da günleri saniyenin bilmem kaçta biri oranında kısaltıyormuş. (Kaynak: BBC) O kadarcık kısalsın zararı yok, susuz kalmayalım da diyebilirsiniz. Dünyanın giderek artan bu ağırlık nedeniyle hızını giderek artırdığını düşünün. Sabah kalkıyorum, otobüse binip işyerine varıyorum. İki boyoz bir yumurta kahvaltı ediyorum. Günün ilk toplantısı bitiyor, görev dağılımı yapılıyor. Tam masama geçip işe başlayacakken akşam oluyor. Ee müdürüm ben kaçıyorum o zaman eve. Bu baraj meselesi tahmin ettiğim kadar kötü değilmiş. Yıllar çabuk geçeceğinden ömür de uzarmış gibi görünür. 200 yıl yaşayabiliriz. Daha çok gün görmemize rağmen aslında aynı ömrü yaşarız. Paradan altı sıfır atmak gibi bişey.
Daha da hızlı bir günde güneşi halı sahadan fırlamış top gibi izleyebiliriz. Denize düştü abi. La abanmayın oğlum şu güneşe kim alacak şimdi oradan.
Birleşmiş milletler çağrıda bulunur kesin ama kimse dinlemez. Önce onlar açsın baraj kapaklarını bana ne amk.
En son ne mi olur. Bizden akıllı ve evreni bizden daha çok seven uzaylılar gelip barajlarımızı patlatır. La nabıyonuz olum sıçtınız güzelim memleketin aazına. İnin lan aşağı. Uzaylı da yoksa işimiz yaş demektir. Lunaparktaki balerine binmiş gibi düşmemek için birbirimize tutunarak, bolca kusarak geçiririz günlerimizi. Konak Meydanı’nı düşünün kadın ve çocuk çığlıklarını.  kimi saat kulesine kimi ağaçlara, çoğu da caminin pencere korkuluklarına sarılmış. Hızla düşmekte olan bir uçaktaki gibi. Meydanın ortasında da tutunamayanlar yuvarlanıyor bir oraya bir buraya. Düello öncesi savrulan yuvarlak çalılar gibi. Siz neden evde değilsiniz. Hanıma  dedim ki belki sadece bizim mahallede böyledir. Ben gidip Konak’a bakayım dedim. Olmaz ben de geleyim  halitim dedi. 6,5 yıl oldu geleli. Dönüşe geçtik ama kısmet. Çocuklar okuldaydı ama büyük oğlan mezun olmuş askere gitmiş, ufak oğlan LYSye girecekmiş bu yıl. Yıllar ne çabuk geçiyor. Bir eliyle Halitin paltosuna sarılan karısı öbür eliyle gözyaşlarını siliyor. Karısını teselli etmeye çalışan Halit, üzülme hanım üzülme alışacaz biz de. Bak çocuklar nasıl alıştı. Hele bi sahil yoluna çıkalım.Herkes bir kurtarıcıyı bekliyor. O gelecek bişeyler yapacak ve dünya yine eskisi gibi romantik bir tonda ağır ağır çevirecek atlıkarıncayı.

İşin diğer ilginç yanı internette “dünya daha hızlı dönse ne olurdu” sorusunu arattığımda karşıma çıkan sitelerin hemen hepsi dini içerikliydi. Diyanetin ve Adnan Oktar’ın açtıkları başta olmak üzere onlarca sitede Allah’ın dünyayı  özel dengelerle dizayn ettiğini yazıyor. Eğer doğruysa baraj yapmak günah olmaz mı.  Sonuçta bir modifiye durumu var. Sen Allah’ın dizayn ettiğini nasıl bozarsın.

Dinler mi ? Kıyamete çok yakın olduğumuzu söyler Allah’ın buyruklarını yerine getirmemiz gerektiği konusunda daha çok uyarıda bulunurlardı. Bu uyarılar toplumsal baskı boyutuna da ulaşabilirdi. Dünyanın bu hâli cıblah gezen avratların, cünupların işidir.
Kapitalizm mi ? O bizi daha çok çalıştıracak bir yol bulurdu tabii ki. İki üç günlük mesailer yaptırırlardı. Uyku düzenleri değişeceği için işyerlerine uyku odaları yapılır kimseye 8 saatlik uykuyla günü bitirme zevkini tattırmazlardı. Ve biliyorsunuz tabi ki işyerinde uyumak demek kölelik demektir.
Devlet mi ? O da yeni şartların güvenlik tehditlerini artırdığını söyleyerek daha fazla adamı  askere çağırır, daha fazla vergi isterdi.
Liste böyle gidiyor. İnsan bu tabloyu görünce dünyanın ekseninden fırlayıp uzay boşluğunda gözden kaybolmasını istiyor. Herkes ölecekse benim için sorun yok.

Dionosfer Henry

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: