RSS

Etiket arşivi: eğitim sistemi

Erdemli Olmak…

Kendini bilmenin erdem olduğunu sananlara bir kötü haberim var. Valilik kararı ile kendini bilmek artık erdem olarak adlandırılmamaktadır. Bir grup kendini bilen adam üstünde yapılan araştırmalara göre kendini bilmek erdemli olmak için gerekli bir koşul olup yeterlilik için tam değildir.  Valiliğin 05 Nisan 2012’de yayınladığı tebligata göre kendini bilenler de artık normal vatandaş gibi değerlendirilecek ayrıca normal vatandaşın tabi olduğu her türlü hukuksal sorun ile onlar da yüzleşecektir.

Bilindiği üzere kendini bilen adamların savunduğu en önemli temel ilke neyi ne zaman yapacağını bilme durumudur. Ayrıca bu adamlar bütün yaptıkları işi farkındalıkla yaptıklarını da söylerler. Ancak yapılan klinik çalışmalar göstermiştir, kendini bilen adamların içinde diğerlerine zarar verecek, insanlıktan uzak duyguların da barınabileceği ortaya çıkmıştır.

Bile bile karşı tarafa eziyet edenler, bile bile karşı tarafı itin götüne sokup çıkaranlar, bilerek ve isteyerek başkalarının arkasından iş çevirdiği tespit edilen bir grup denekle yapılan çalışmaların ardından kendini bilmenin sadece bilinçlenme basamaklarından biri olduğu tespit edilmiş, erdemli olmak için kişinin kendini bilmesi ön yeterlilik haline gelmiştir.

Yine de kişinin kendini bilmesi halinde yaptığı işlerin erdemli olabilmesi için başka koşulların da olması gerektiği üstünde bilim insanları ve hükümet hem fikirdir. Bundan sonra erdemli sayılacak olan işlerde bir şekilde tanrının suretinin görünmesi, toplumca iyi olduğuna inanılan işlerden birine denk gelmesi ya da kendi çıkarlarına denk gelmemesi hatta başkalarının iyiliği için özünü hiçe sayma kriterleri aranacaktır.

Erdemin hayatınızda olmazsa olmaz önemli parçası olduğunu görmek, yirmi birinci yüz yılın kibirli, bencil, ne olduğu belli olmayan hallerinden sıkılıp geleneksel, muhafazakâr yaşam kurmak isteyen siz sevgili milletimiz için valiliğimizin eliyle başlattığımız her eve bir erdemli insan kampanyasından yararlanabilmeniz için muhtarlıklardaki başvuru formunu doldurmanız yeterli olacaktır.

Milletimiz için her türlü kolaylığı düşünen devletimiz fişleme yolu ile sizin erdemli olup olmadığınızı, erdemliliğin ön yeterliliğini yerine getirip getirmediğinizi tespit edecek ve gerekli işlemleri sizin için kolaylaştıracaktır.

2023 yılına kadar gerçekleşecek büyük ülke olma yolunda her evde en az bir erdemli insanın bulunması bu insanların aptalları teskin edici ve oy vermeye ikna edici sözler söylemeye devam etmesi bizim hükümet olarak beklentimizdir. Bu beklentiyi yerine getirip erdemli insan olmayı başaranlar arasında yapılacak çekilişle bir gemicik, bir köşkçük, bir fabrikacık ve çeşitli miktarda erzak ve kömür yardım kolileri dağıtılacaktır.

Ülkemiz  O.ku D.üşün U.ygula N. Eticelendir sistemi olarak bilinen ODUN sistemi ile ve erdemli insanların yardımı ile muasır medeniyetler seviyesine ulaşacaktır.

 

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , ,

Eğitim Sistemi…

Bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere üçüncü dünya ülkelerini tanımlamanın en kolay yolu sosyal politikaların siyaset malzemesi yapılıp yapılmamasıdır. Kısacası devletin, vatandaşlarına sunması farz olan hizmetleri hiçbir zaman günlük siyasetin konusu olmaz. Eğitim sistemi, adalet sistemi, sağlık sistemi devletin mutlak görmesi gereken işler olup ister sağın en sağında ister solun en solunda olsun, oy çokluğuyla iktidarı ele geçirenler bu sistemleri her seferinde değiştirmeye kalkmazlar.

Bu sistemler tabii ki revize edilir. Bu sistemlerin içerikleri tabii ki çağın gereklerine göre sosyal bir mutabakat ile güncellenir ancak siyasetçilerin demeçlerinde bu işleri nasıl yapacaklarını görmezsiniz. Bu konular siyasilerin malzemeleri değildir.

Üçüncü dünya ülkelerine gelince, her iktidar olanın ilk yaptığı şey bu sistemlerin köküne dinamit koymaktır. Aynı eğitim sistemi ya da aynı sağlık sistemi veya aynı hukuk sistemi ile on yıldan uzun süre yaşamaya başlayınca hem halkın hem de iktidarın belli başlı yerleri kaşınmaya başlar. Kalıcı olan hiçbir şey olamayacağını düşündüklerinden /sandıklarından ve aynı zamanda iktidarın gayri resmi yollarla el değiştirebilme ihtimalinin yüksekliğinden hemen kendi akıllarına uygun bireyler yaratarak uzun süre kalıcı olma derdine düşerler.

Kalıcı olmak için de düşünen ya da kendini geliştirmeye adamış bireyler yerine her söylediklerine yapan oy torbaları yetiştirmeyi tercih ederler.

Eğitim sistemimiz de cumhuriyetimiz gibi bir yamalı bohçadır. İlk başta eğitimcilerin milletvekilleri kadar maaş aldığı, sanatta ve bilimde ilerlemeyi temeli alan, araştırmayı öğreten eğitim sistemimiz zaman içinde gerek eğiticilerinin rehavetinden, gerek iktidar sahiplerinin oy depolarına ulaşma isteğinden eğitim dışında her kelime ile nitelenebilecek bir hale dönüşmüştür.

Hatırlayanlar olacaktır. Onluk sistemli eğitimi, beşlik sistemli eğitimi, cumartesi yarım gün okula gitmeyi, kredili sistemi ve okula gitmemeyi, seçmeli din dersini, zorunlu din dersini, tek üniversite sınavını çift üniversite sınavını, şimdiki saçma üniversite giriş sınavını, eski zamanlarda üniversitelerin kendi yaptıkları sınavları, siyah önlüğü, mavi önlüğü, 5 yıllık zorunlu olmayan zorunlu eğitimi, 8 yıllık zorunlu olmayan zorunlu eğitimi… Örnekler o kadar çok ki, neredeyse hükümet sayısı kadar eğitim sistemimizde oynadılar.

Şimdilerde hayatı futbol gibi gören siyasetçiler 4 4 4 sistemini konuşuyorlar. Bana sistemin ismi bile futbolu çağrıştırıyor. 3 5 2 ya da 4 4 2 gibi geliyor eğitim sistemi düzenlemesi için yasaya verdikleri isim. Ne diyeyim sanırım yuvarlak topun etrafında koşmaktan başka bir şey anlamadılar hiç çocuk olmaktan. Pardon, unuttum özür dilerim. Simit sattılar, su sattılar, ticaretle tanıştılar yani parayı öğrendiler. Görünen o ki çocukken öğrendikleri para için her taklayı atmayı da öğrendiler ama eğitim sistemi revizyonunu tek başına yapacak yetkinlikte olmadıklarının henüz farkında değiller.

Görünen köy kılavuz istemez. Daha öncekiler nasıl dayatmacı oldularsa bunlar da öyle dayatmacı olacaklar. İzmir gibi eylemleri bahar şenliği havasında geçen şehirde bile kanunu desteklemeyen insanların sözlerini fikirlerini biber gazıyla, suyla, copla ağızlarına tıkabileceklerini düşündüler. Bu düşünce bile başlı başına eğitimden ne anladıklarını ve ne yapmayı çalıştıklarını göstermezse daha ne gösterir?

Sözün özü kısaca bellidir. Kendi sağlığınız için doktora gittiğinizde doktorun yetkin olmasını beklersiniz. Mümkünse yeni mezun olmasın hatta doçent olsun profesör olsun istersiniz. Yani en az bu işi yirmi yıldır yapan bir hekimden tedavi almak istersiniz çoğunlukla. Çocuklarımız da bu toplumun geleceğidir. Sağlıklı kalabilmeleri için doğru tedavilerin yapılması gerekir. Ne kadar yanlış tedavi uygularsanız bünyeleri o kadar çabuk güçsüz düşer ve dünyadan bihaber hale gelirler. Her neresinden bakarsanız bakın bu eğitim sistemindeki değişikliğe yalnız bir şeyi unutmayın! Çocuklarınızın geleceğini onlardan çalacak, başkalarına onları kolay av haline getirecek bir sistemi size dayatırlarsa bunun karşısında durun. Ne istediğinizi ve ne beklediğinizi söylemekten korkmayın. Fikirlerin sahipleri öldürülebilir evet ama fikirler telaffuz edildikten sonra düşünmeye doğru davranmaya ve uzlaşmaya mecburdurlar.

 

Etiketler: , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: