RSS

Etiket arşivi: tecavüz

Hayır kararım kesin, bugün siyaset konuşmayacağım.

Hayır, siyaset konuşmayacağım. Bugün siyasi bir varlık olarak hayatıma devam etmek istemiyorum. Açlık grevleriyle bilinen sona ilerleyenleri üzülerek izlemek dışında yapabileceğim tek şey üstünden yirmi yıl geçtikten sonra bir başka “ileri demokrasi” çığırtkanına oy vererek bugünü yargılamalarını beklemek olacak. Geçmişimi yargılamak için oy vererek ya da biat ederek tepeme çıkardığım kişinin  o gün benim de orada olduğumu unutarak “ötekileştirdiği” herkese zulmetmesini de tıpkı bugün olanlar gibi elim kolum bağlı izleyeceğim.

Sürekli olarak değişen dönüşen teknoloji ile ileri giden ülkenin evlatlarından biri olarak, sistematik olarak sesi az çıkan ya da iktidara uzak herkesin haysiyetinin, şahsiyetinin, haklarının hiçe sayılmasına alıştığım için tepki verecek bir şey bulamıyorum. Viski içenlerle imam hatibe gidenler arasında temelde fark görmüyorum. “Yaşıyor herkes” işine geldiği gibi. Ülkeye diş geçirebildiği kadar. Nefreti içine yaldızlı harflerle işleyerek.

Hayır, siyaset konuşmayacağım bugün. “Dinsiz etiketi” üstüne yapışmış biri olarak bir dine mensup olanların birbirlerini neden yediğini anlamıyorum çünkü. Suriye’de “Müslümanın”, “Müslümanı” öldürmesine yardım ve yataklık edenlerle,  devletin “Müslüman” olması gerektiğini söyleyenler aynı kişiler. Maskelerinin ardında gizli kalmaya çalıştıkça, yüzlerini tam ortasından iki bölen o çatlakla hala kandırmaya çalışıyorlar kitleleri. Kızmıyorum onlara, hatta anlıyorum onları. Psikolojik olarak rahatsız olduklarını, içlerinde dinmek bilmeyen bir sadistlik ve hatta mazoşistlik olduğunu biliyorum. Bilimin onlara  bir şekliyle iyi geleceğini de… Yine de maskelerinin ardından kendi yüzlerini belli eden, sürekli olarak hastalıklarının semptomlarını sergileyenleri görmezden gelen kitleleri anlamıyorum. (Bir delinin kuyuya attığı taşın kırk akıllı tarafından bile çıkarılamayacağı tecrübe ile sabitken – Basit bir halk değişi üstelik, anonim-) O kitlelerin toplu halde yaşadığı akıl tutulması için sosyal olarak uydurulmuş bilimlerin herhangi bir çaresi olduğunu düşünmüyorum. Ve evet ben yığınlardan ziyade bireyi en çok da kendimi önemsiyorum utanmadan.

Hayır bugün siyaset yapmayacağım. İlerlemenin ön sıralarında yer alması gereken üniversitelere altılı ganyanla yerleşen öğrencilerin hali ortada. Birlikte bindiğimiz (eski kızıl ülke çağrışımını ancak elli yıl sonra yıkabildiğimiz)  ucuz ulaşım aracı trende elinde gazete, haftalık ya da aylık dergi veya kitap hatta ders kitabı geçtim pdf ders notu geçtim teksir… daha geçemedim hiç biri yok. Olmayacak! Okumanın aptallık olduğu bir nesil daha yetişecek. Aydın geçinenlerin okumadan aydınlandığı, hiç okumayana az bile sayılmayacak kadar okuyarak çattığı bu topraklarda aydınlanmak ancak on bin de iki kişinin kendi çabasıyla gelecek. Kimi zaman Dionysos’un zevki sefası maskesinde kimi zaman Apollo’nun samimiyetinde ama ancak bireysel çabalarla olacak.

Hayır bugün siyaset konuşmayacağım. Bir arada yaşamanın yolunun diğerine nefes alma hakkı tanımayan basit parazit ya da virüs formuna saygı göstermiyorum. Mutualist yaşamayı tek zincirli bakteriler bile becerirken çift sarmal DNA taşıyan, kendi tarihini yanlı ya da yansız yazan “insan”ın bu hazımsızlığı ve yeteneksizliği midemi bulandırıyor. Becerilerinin arasına hayatta kalmak için diğerini yok etmek gerektiğini alan ve sonrası ile ilgilenmeyen türün oluşturduğu bir alt iklim orta şiddette bir fırtınaya ancak dayanır. Daha kuvvetlileri geldiğinde dışarıdan ilk kaçacak delik arayacak olanlar “hayatta kalmak için öldürenler” olacaktır.

Hayır bugün siyaset konuşmayacağım. Hiç canım istemiyor. İçimden gelmiyor “üçüncü sayfa haberi” sıfatını toplumun üstüne yapıştıranlar. Kendilerinin de en ufak bir miras davasında, toplum baskısında, kişisel çıkarda ya da durup dururken o sayfaya malzeme olacağını bilen insanların tepeden bakışı ve acımasızlığını çekmiyor canım. Tecavüze uğrayan, kendi kızını doğrayan, ağanın bokunun üstüne bok yapmaktan korkan, o resimde trafikte parçalanmış adam sensin, uyan! Kötü bir rüyaydı yüreğinin içinde olan!

Hayır, bugün siyaset konuşmayacağım. Elimde değil, kış gelince, marduk yaklaşınca, merkür geriye gidince, satürnle uranüs ters açı yapınca, hali hazırda olan iç ve dış savaşın adı konmadığında, KDV’ye söğüş artışı yapıldıkça, Avrupa’ya gitmek için vize sırasında, Suriye’den kaçanların geldiklerine nasıl pişman olduklarını büyük şehirlerdeki taşlama atölyelerinde gördükçe, benzin alırken, bir kutu biraya dört lira verirken, DASK ne diye soran bir yaşlı teyzeyi görünce, karnım acıkınca ya da tokken açın halinden hala anlamaya çalışırken içim dışıma çıkıyor. Midem ağzıma geliyor. Böyle zamanlarda O ses Türkiye’ye konuk olan Hürrem’in tek ölmeyen başrol oyuncusu Polat Alemdar ile aralarında bir benzerlik olabilir mi diye düşünürken kendimi yakalayınca Fringe’in bitip bitmeyeceğini düşünmeye sevk ediyorum kendimi şehirli bir aydın olarak.

Hayır kararım kesin, bugün siyaset konuşmayacağım.

Görsel Bilgileri : 

I. Görsel : Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkında, Hasan Erdemir

II.Görsel:  Zaman , Hasan Erdemir

III: Görsel: Son Tango, Hasan Erdemir

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: